28 Temmuz 2015 Salı

Top

Çinlilerin topu deridendi ve ketenle doldurulmuştu. Firavunlar zamanında Mısırlılar onu samanla ve tohum kabuklarıyla doldurup renkli kumaşlarla kapladılar. Yunanlar ve Romalılar şişirilmiş ve dikilmiş öküz mesanesi kullanıyorlardı. Ortaçağ ve Rönesans dönemlerinde Avrupalılar at yelesi doldurulmuş oval bir top kullanıyorlardı. Amerika'da kauçuktan yapılan top, hiçbir yerde olamayacağı kadar sıçrama kabiliyetine sahip oldu. Saray tarihçileri Hernan Cortes'in bir Meksika topunu fırlattığını ve topun İmparator Carlos'un fal taşı gibi açılan gözlerinin önünde çok yükseklere çıktığını anlatıyorlar.
Şişirilmiş, deri kaplı lastik top, Kuzey Amerika'nın Connecticut eyaletinden Charles Goodyear'ın yeteneği sayesinde geçtiğimiz yüzyılın ortalarına doğru doğdu ve Cordobalı üç Arjantinli olan Tossolini, Valbonesi ve Polo'nun yetenekleri sayesinde yanında yarığı olmayan top oluştu. Onlar, subaplı ve enjektörlü pompa ile şişirilebilen topu icat ettiler. Böylelikle, 1938 Dünya Kupası'ndan beri, topun şişirildiği geniş yarığın üzerine sarılı iplerin verdiği acıyı duymadan, topa kafa vurma imkanı doğmuş oldu.

Eduardo Galeano'nun Gölgede ve Güneşte Futbol kitabından...

Hiç yorum yok: